The I of the Dragon
The I of the Dragon ismini ilk olarak Internetteki reklamlarından duymuştum. Oyunun FRP tarzında çıkarılacağını duyduğumda da, bu türe ilgimden dolayı bayağı heyecanlanmıştım. Ne de olsa FRP’de her zaman büyük heyecan yaratan bir yaratığı yöneteceğimi düşünmek bana ayrı bir haz vermişti. Ama oyunu alıp yükledikten ve oyunda biraz ilerledikten sonra olayların hiç de o denli ilginç olmadığına karar verdim. Oyunda kaliteli FRP’lerde olması gereken rol yapma olayının çok kısıtlı, neredeyse hiç olmadığını gördükten sonra farklı düşünmem de beklenemezdi.
İlk bakışta oyunun klasik denilebilecek bir konu üzerinde yapılandırılmış olduğu görülüyor. Kötü güçler tüm dünyayı işgal etmek üzere ve iyiliğin son umut ışığı olarak siz, yani son ejderha ortaya çıkıyorsunuz. Amacınız kötülüğün güçlerini yenmek için size verilen görevleri yerine getirmek; ama bunu yaparken öyle fazlaca kafa yormanıza da gerek yok. Çünkü alınan görevlerde bile yapacağınız şey direkt olarak söyleniyor ve siz de bunu yapmak zorunda kalıyorsunuz. Oyunun başlangıcında üç farklı karakterden birini seçebiliyorsunuz ve ilerleyip tecrübe kazandıkça yeteneklerinizi de geliştirebiliyorsunuz. İşte oyunda FRP özelliği diyebileceğimiz tek şey de bu yetenek geliştirme olayıdır.
Oyundaki amacınız olan kötülüğü ortadan kaldırmak için yapmanız gereken şeylerin başında kötülüğün piyonlarını yenmek geliyor. Ve bunu yaparken bir ejderhanın tüm yeteneklerini kullanabilmeniz oyuna eğlenceli bir yan katmış. Burada bahsettiğim öyle basit yetenekler değil. Bir ejderha tüm diyar üzerindeki en güçlü ve en zeki yaratıklardandır. Onun gücü sadece fiziksel özelliklerinden değil, içindeki taşıdığı büyünün kudretinden gelir. Oyun içerisinde kullandığınız güçler fiziksel özelliklerin yanında büyü güçleriniz ve ejderhaların en ölümcül silahı olan nefesidir. Tabii ki oyundaki yeteneklerinizin hepsi bir anda önünüze serilmiyor. Oyunun başında yumurtadan yeni çıkmış bir ejderha olarak çok kısıtlı fiziksel ve büyü güçlerine sahipsiniz ve bunları geliştirmek için yapmanız gereken şey haritadaki kötü güçlerden yok edebildiğiniz kadarını temizlemek. Ejderhanız yeterince tecrübe kazandıkça yeni yetenekleri açılıyor ve siz bu yeni yeteneklerinizle daha güçlü rakiplere kafa tutabilir hale geliyorsunuz. Olayın bu yönü gerçekten çok eğlenceli. Ayrıca oyundaki yaratık yelpazesi de çok geniş ve siz bu yaratıklarla uğraşırken kendinizi oyunun akışına kaptırıyorsunuz. Oyunun işte bu yönleri oynanabilirliğini oldukça arttırıyor.
Oyun, görevler üzerine kurulu olduğundan, yaptığınız görevlerle birlikte haritada yeni alanlar açılmaya başlıyor. Genelde amaç, açılan harita üzerindeki kötü güçleri yok ederek haritalarda insanların yaşayabilecekleri alanlar yaratmak. Başlarda bunu yaparken yalnız olmanıza rağmen oyun ilerledikçe koruduğunuz insanlardan çeşitli yardımlar görmeye başlıyorsunuz. Düşmanlarla savaşınızda size yardımcı olan kolcular görmeniz ve bazen pusuya düşmüş savaşçılara yardımcı olmak için acilen o yöne uçmanız oyuna oldukça gerçekçi bir hava katmış. Aslında bana göre bu oyunu çekici kılan en önemli özellik ejderha gibi bir kudretle göklerde süzülürken altınızdaki topraklarda çalışan zavallı yaratıkları görmek. İşte bu bile The I of the Dragon’u oynamak için başlı başına bir sebep.
Oyun Hileleri
Oyun sırasında aşağıdaki kodları girin:
YOUWIN - Oynadığınız bölümü kazanırsınız
TOPLSAN - Tanrı modunu açar
MAPGOUING - Haritayı tamamen açar